Hep başkalarının başarıları için yaşadım!

Yaptığım iş gereği yıllardır hep başkalarının hayatlarına odaklandım; kendi isteklerimi ise çoğu zaman geri planda bıraktım. Bir menajer olarak insanların hayallerini gerçeğe dönüştürmelerine katkı sağlamak benim için her zaman çok değerli oldu. Hatta çoğu zaman kendi kazancımdan çok, onların başarılarını görmek beni mutlu etti. Bir insanın hedeflerine ulaşmasında küçük de olsa bir pay sahibi olmak, bu mesleğin bana verdiği en büyük tatmin.

Ama işin bir de diğer tarafı var…

Benim de içimde kalan, gerçekleştirmeyi bekleyen onlarca hayalim var. Ve biliyorum ki hayat sandığımızdan çok daha hızlı geçiyor. “Bir gün yaparım.” dediğimiz şeylerin çoğu, o gün hiç gelmediği için yarım kalıyor.

Müzik bunlardan biri.

Şarkı söylemeyi, sahnede olmanın verdiği o tarifsiz heyecanı her zaman çok sevdim. Üç single çıkardım, sahne çalışmaları da yaptım. Aslında güzel bir başlangıçtı ama devamını getiremedim. Çünkü siz sürekli başkalarının hayatlarına, kariyerlerine ve hedeflerine zaman ayırırken, bir noktadan sonra kendinize vakit ayıramıyorsunuz.

Bütün arkadaşlarım bana hep aynı şeyi söyler:
“Kendin için senden daha iyi menajer mi var?”

Ama işin gerçeği öyle değil. İnsan bazen kendini yönetemiyor, kendini pazarlayamıyor. Başkaları için gösterebildiğiniz cesareti ve motivasyonu, söz konusu kendiniz olduğunda aynı şekilde gösteremeyebiliyorsunuz.

Çevremdeki menajer arkadaşlarım da çoğu zaman bu konuya şakayla yaklaştılar. “Kardeşim, senin menajerin ben olurum.” gibi cümleler çok duyuldu ama ne yazık ki çoğu, güzel bir sohbetten öteye geçemedi.

Müziğin dışında beni heyecanlandıran başka hayallerim de var.

Mesela hep peyzaj mimarı ya da iç mimar olmak istemişimdir. Belki kulağa ilginç geliyor ama bu mesleklerin estetik tarafı bana her zaman çok çekici geldi. Özellikle peyzaj… Çiçeklerle, bitkilerle ve bahçelerle uğraşmak bana büyük bir huzur veriyor.

Hatta emekli olduğumda Lyon ya da Milano gibi bir şehirde yaşayıp, sokak arasında gördüğünüz o küçük ve sıcacık çiçekçilerden birini açmayı hayal ediyorum. Belki bunu bugüne kadar çoğunuz bilmiyordunuz.

Hayat bize her zaman ikinci bir şans vermeyebilir.

Bu yüzden belli bir yaştan sonra hayallerinizi ertelemeyin. Belki yapmak istediğiniz şeyde dünyanın en iyisi olamayacaksınız. Belki büyük başarılar elde edemeyeceksiniz. Ama en azından o hayal, içinizde ukde olarak kalmayacak.

Bırakın bazı hayaller, “Keşke yapsaydım.” diye değil; “Denedim, elimden geleni yaptım.” diye hatırlansın.

You May Also Like

AİDİYET!

Erkek olmak…

Üstünbaş’ların evi…

Tesadüfen Lyon!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir